ıbrahım's profileıbrahım adlı kullanıcını...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
ıbrahım adlı kullanıcının alanıslm olsun herkeze arkadslar |
||||||||||||||||||||||||||||||
|
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
April 27 topal sevdamDün sahilde karşılaştık... Biran gözüm ısırdı,sonra birden tanıdım Düşmemek için zor tuttum kendimi Bacaklarım titredi,bir ağaca yaslandım...
Yırtılan bir mektup gibi Sisli hatıraların gerisinden bakıyordu.. Eski bir sevdanın durulmamış nehirleri Çırpınarak yüreğime akıyordu.
Hatırladığım bir sonbahar günüydü, Karşımızdaki yeni eve taşındılar Bütün gün bakışıp duruyorduk Gözleri sanki birer kurşundular!.
O zamanlar ben, zıpkın gibi bir çocuktum; Liseye yeni başlamıştım Onun saçlarını geriye savurup Çapkınca gülümsemesinden hoşlanmıştım..
Ne zaman cama çıksam, karşı balkonda Itırlı bir çiçek gibi tütüyordu Ne zaman buluşalım desem, olmaz diyordu Mektuplaşmak ona yetiyordu..
Bir Temmuz akşamıydı, unutmam Yazlık sinema daha yeni dağılmıştı; Bahçe kapısında sıkıştırıp öpmüştüm, İçeri kaçıp saatlerce ağlamıştı..
Sonraları çok kanuştuk, gezdik Bazen ağlaşıp bazen gülüştük Çılgın gibiydik, her fırsatta buluştuk, Uluorta öpüştük, herkesin diline düştük..
Ailesi baş edemedi, Mersin deki halasına gönderdi Hiç arayıp sormadım Ben osıralar devrimci oldum. Mahalleden ayrılıp yıllarca evede uğramadım..
Dünyam değişmişti artık Memleketin gidişatını hiçmi hiçbeğenmiyordum Forumlara,yürüyüşlere katılıyor, Durmadan şiir okuyup,ajitasyon çekiyordum..
Ah o gençlik rüzgarı ah.. Ezilen insanları tek başıma kurtaracağmı sandım Anarşik bir eylem sırasında Seken kurşunlarla bacağımdan yaralandım...
Ameliyatın ardından yıllarca yattım içerde, Dosyam bir hayli kabarmıştı.. Beni o nemli koğuşlarda Vefakar anamdan başka hiç kimse aramamıştı..
İçerden çıkınca onu sordum Bir astsubayla evlenip buradan gitmişti.. Oysa kibrit ağusuyla koluma dağladığım İsmi hala silinmemişti...
Hayat devam ediyordu İçkiye vurmuştum, unutmayı denyordum Pencerenin önünde, kuruyan bir çiçek gibi Günden güne tükeniyordum..
Anam çökmüştü artık,ölmeden mürüvvet istiyordu Bazan oturup dertleşirdik.. Kimsesiz bir kadın varmış,körmüş, olur demiş Bende fazla uzatmadım,evlendik.
Geçmişe ait ne varsa; mektuptu,resimdi. Bir bir ayırıp yaktım ateşte. Nasıl gittiğini sorarsanız, ne bileyim, Kör-topal gidiyor işte..
Ne varki, o hırçın saçları hepyüzüme savruluyor Balkona her baktığımda. Pişmanlık, bir eski yara gibi Hala kımıldayıp duruyor onu hatırladığımda.
Biiyorum, onunla olsaydım böyle kavga edip durmazdım yüreğimle. Biliyorum, bu sevdayı ben yıktım, Ben öldürdüm bu hoyrat ellerimle.!
Dün sahilde karşılaştık Bir an boş bulundum,sendeler gibi oldum Öyle bir baktı ki, ben o gözlerde Bir ömrün bütün acılarını buldum...
Bir şeyler söylemek ister gibiydi Başını eğip, gitti çocuklarının yanına Nedendir bilmiyorum, fakat Gimek istemedi sanki, kocasının koluna.
Ardından koşup durduramadım, ona soramadım Öylece dona kaldım. Çünkü o anarşik eylemden beri Ben artık deynekli bir topaldım!... April 21 yusuf hayaloglu Beni Düşün, UnutmaAy doğarken bir söğüdün ardından Göl yüzünde sisli bir esinti ile Akşamın göğsüne hüzün serperek Ve Yağmurdan geceye çiçekli perdeler çekerek Beni düşün, Beni düşün, UNUTMA En umarsız en umutsuz günümde Bağrına bir yumruk çökeldiğinde Ve dağların mazlum ateşi O güzelim saçlarına cayır cayır yanıp ulaştığında Beni düşün, Beni düşün, UNUTMA Beni düşün bir kavganın içinde Helal bir ekmeğin peşinde Ve kurtlardan arta kalmış yüreğimin Can çekişen o son parçasınıda, sana sakladığımı bil Bil ki haykırırcasına bu esir gövdemi yakarcasına Kavuşmak için o serin bağrına Ateşten bir yol arıyorum Kar yağarken mor dağların ucundan Sol yerinde sessiz bir inilti ile Yastığın yüzüne yaşlar dökerek Ve Akşamdan gizlice bir ah çekerek Beni düşün, Beni düşün, UNUTMA Kan kızılı bir gelincik seherinde Sırtıma kahbe bir hançer indiğinde Ve bu gencecik ve bu hemencecik ölüm Çığırtken bir gazete başlığında Çığlık Çığlık sana kavuştuğunda Beni düşün, Beni düşün, UNUTMA Beni düşün şehre her yağmur yağdığında Islak ve kırılgan bir türkünün içinde Göğsünden dudaklarına, doğru sancılı bir isyan kabardığında Bastırarak kalbini avuçlarınla Sesini okşadığımı bil Bil ki yalvarırcasına, uzayan yollara dağılırcasına Sonsuz bir mahşerin ortasında Bir zemzem suyu gibi seni seni özlüyorum ![]() April 17 ssn Beni bilen böyle bilsin Ben dostluğun delisiyim Akıl irfan sizde kalsın Ben bu köyün delisiyim Bu acılar bitene dek Ağlayanlar gülene dek Bu can bende ölene dek Ben bu köyün delisiyim Sesi çıkmaz kırık sazın Tadı olmaz susuz yazın Mezarıma öyle yazın Ben bu köyün delisiyim Ne köleyim ne de bir kul Vicdan bir borç hayat okul Alın sizin olsun akıl Ben bu köyün delisiyim Benim yolum aşkın yolu Benim yolum hakkın yolu Bir tek derdim Anadolu Ben bu köyün delisiyim Sizde para sizde banka Sizde silah sizde bomba Bende dostluk bende sevda Ben bu köyün delisiyim Haydi koşun savaşmaya Bu dünyayı paylaşmaya Ben bakarım çocuklara Ben bu köyün delisiyin Aşk okurum aşk yazarım Aşktır benim tek pınarım Size değmesin nazarım Ben bu köyün delisiyim Yaşayın siz aklı selim Boşverin siz benim halim Siz bir dahi siz bir alim Ben bu köyün delisiyim Benim yolum gönül yolu Benim yolum sevda yolu Bir tek derdim Anadolu Ben bu köyün delisiyim Ben bu yurdun delisiyim... ![]() bana kendını annat Aklımdan çıkmıyorsun Sensiz bomboş bu hayat Susma öyle ne olur Bana kendini anlat Hasretim gülyüzüne Susamışım sevgine Başkasından bana ne Bana kendini anlat Boşver esen rüzgara Boşver yağan yağmura Hadi gel kollarıma Bana kendini anlat Geceleri üşür müsün Hemen örtünür müsün Beni düşünür müsün Bana kendini anlat Ah benim nar çiçeğim Canım ipek böceğim Meraktan öleceğim Bana kendini anlat Aşkımızdan kime ne Sevdamızdan kime ne Başkasından bana ne ![]() Bana kendini anlat April 14 bu da senın ıcın tuzlalı Aşktı o! Değiştiren tüm gecelerimi Aşktı o! Beni durup yenileyen Oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi Oydu, dolu dizgin gidişime dur diyen Bir bıçağın keskin yüzünde kan lekesiydim Aşktı yine beni yıkayan, arıtan su Böyle ak pak olacağımı bilir miydim? İçimde açmasaydı o sevmek duygusu Ben bir tutsağım şimdi sevgiye, gönüllü Çözmeyin ellerimi, zincirlerim kalsın Görsün prangalarım o doğacak günü Ve bu dünyaya aşk dolu şiirlerim kalsın Seninle her yerde güzel, her zaman yeni İstemem, sensiz hatırlamasınlar beni. BENIM KORKUM OLUM DEGIL Geçen gün senin yanında aklıma ölümüm geldi Sensizlik bir mızrak gibi saplandı kalbime O son anı hatırladım, o seni koyup gidişimi İlk defa bu kadar üzüldüm dünyaya geldiğime Ölüm! Kaçınılmaz sonuç, o soğuk kelime Bir gün ucuz bir fahişe gibi koynuma girecek Yüzümde gezinecek pis ve iğrenç elleri Korkudan büyümüş gözlerimde hayaller can verecek Biliyorum, üzüleceksin, ama ölüm bir gerçek Bir yerde sevişmek gibi, bir yerde yaşamak gibi Ne hazin sıcaklığımızın bizi terketmesi Ve yüzümüze birbiri ardınca kapanan kapılar Er geç uzanır bir el, son kampanayı çalar Anlarız kaçınılmaz anın geldiğini Şehre bir bomba düşmüş gibi aynalar, camlar kırılır İnsan arar da bir türlü bulamaz güzelliğini Kimse benim kadar bilemez ölümün rezilliğini Seni koyup gitmenin hüznünü ben anlarım Çünkü ben sende buldum kendimi, sende sevdim Senin yanında seninle değerlendi zamanlarım Ne acı gün kadehlerin boş kalması, şarkıların yarım Mevsimlerin birbiri ardınca bir anda bitivermesi Ansızın toprakla dolması gözlerimizin Kanımıza o çirkin böceklerin girmesi Kimbilir ölüm bir çilenin sona ermesi Belki güzeldir, şu sefil dünyaya boş gözlerle bakmak Ne çare ki sen varsın, o dünyada sen varsın Benim korkum ölüm değil, seni yalnız bırakmak dGULLER AGLAR ICIMDE Ne zaman ayrilik saati gelse En vazgecilmez yerinde yasamin Duysak ayak seslerini aksamin Ve sokaklardan el ayak cekilse Bir urpertiyle duyarim o zaman Seni cagiran sesi uzaklardan Ne zaman ayrilik saati gelse Bir gariplik coker icime birden Kalan tek ani gibi bir devirden Durmadan calinir o gamli beste Sanki bilir de hazin oykumuzu Bulutlar aglar, kararir gokyuzu Ne zaman ayrilik saati gelse Bir caresizligi anlatir gibi Birden degisir gozlerinin rengi Mavi solar, koyulasir yesilse Sarinca ruhunu eski bir huzun Ucar gider pembeligi yuzunun Ne zaman ayrilik saati gelse Uzatsan ozlemle dudaklarini Tum agaclar doker yapraklarini Ne cicek kalir ortada, ne bahce Sadece ugultusu o ruzgarin Ve bir umut kirintisi: belki yarin Ne zaman ayrilik saati gelse Bir firtina cikmiscasina, buyuk Icimizdeki gullerin boynu bukuk Bir zaman kalakalirim oylece Neden sonra gittigini anlarim Icimde guller aglar, ben aglarim. April 13 askAşk başlamadan güzel, Kalplerde heyecan Bakışlarda korku olduğu zaman güzel... Birbirimize sezdirmemek için çırpınış, Başkaları görmesin diye çabalayış, Gözlerim gözlerinin mavisine değdiği zaman... Aşk başlamadan güzel.... bDün bir fotoğrafta gözlerini gördüm İki uzak yıldız gibiydiler, dalgın Bilsen neler anlattı bana, sessizce Bir sevgiyle derinleşen bakışların. Orda değildin sanki, bir başka yerde Ötelerde, uzakta benimle vardın Güzellikler bahçesi ayna gibi Yansıdığını gördüm yüzünde aşkın. Bir ara çıktın resimden usulca, ürkek Bir ceylan gibi kollarıma atıldın Özlemli dudaklarınla yangın yangın Seni gördüm, yaşadım bir fotoğrafta Her zamankinden daha çok bana yakın Gelecek o mutlu günleri anlattın. April 06 BILEMIYORUMUykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez. ![]() Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya, Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında Ne çarşaf halden anlar ne yastık. Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık. Onun unutamadığın hayali, Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine. Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu. Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin. Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için, Vurursun başını soğuk taş duvarlara. Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın. Duyarsın, Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin. Niçin yaratıldığını. Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini. Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini. Boşuna geçip giden günlerine yanarsın. Dolar gözlerin, için burkulur. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların. Sevilen gözlerin erişilmezliğini. O hiç beklenmeyen saat geldi mi? Düşer saçların önüne, ama bembeyaz. Uzanır, gökyüzüne ellerin. Ama çaresiz, Ama yorgun, Ama bitkin. Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın. Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın hayal kurmayı; Beklemeyi, ümit etmeyi. Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi. Lanet edersin yaşadığına... Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın. O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden. Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın ![]() April 04 ssaDinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir. Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk, Erken içeceğimiz bir ilaç gibi. Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk. Bu saatte gözyaşları, yeminler, Boş bir tesellidir inandığımız. Perde kapanıyor, film bitiyor işte, O hiç bitmeyecek sandığımız... Görüyorsun, konuşacak bir şeyimiz kalmadı. Sadece bakışlarımızda hüzün. İşte ayrılık bu; hiç beklemediğimiz... O ikiz kardeşi ölümün. Anlıyorum bir daha görüşemeyeceğiz Bu son buluşmamızdır seninle Yeni bir hayata başlayacaksın artık Onunla, o yeni sevgilinle. Anlıyorum artık o öpecek ellerini Kulağına aşkı o fısıldayacak İçinde bir pişmanlıktan başka Benden eser kalmayacak. Sigaranı söndür , kalkabiliriz On adım sonra yollarımız ayrılmalı Sakın ağlama ve bir şey söyleme bana İnsan ayrılırken bile büyük olmalı. ssŞimdi saat sensizliğin ertesi Yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın Avutulmuş çocuklar çoktan sustu Bir ben kaldım tenhasında gecenin Avutulmamış bir ben... Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim Ki bu yaşlar Utangaç boynunun kolyesi olsun Bu da benden sana Ayrılığın hediyesi olsun Soytarılık etmeden güldürebilmek seni Ekmek çalmadan doyurabilmek Ve haksızlık etmeden doğan güneşe Bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi Mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun... Şimdi iyi niyetlerimi Bir bir yargılayıp asıyorum Bu son olsun be... bu son olsun! Bu da benim sana Ayrılırken mazeretim olsun! Şimdi saat yokluğunun belası Sensiz gelen sabaha günaydın! İşi-gücü olanlar çoktan gitti Bir ben kaldım voltasında sensizliğin Hiç uyumamış bir ben... Şimdi dişlerimi sıkıp Dudaklarıma kanamayı öğrettim Ki bu kızıl damlalar Körpe yanağında bir veda busesi olsun Bu da benden sana Heba edilmiş bir aşkın Son nefesi olsun... Kafamı duvara vurmadan Tanıyabilmek seni Beyninin içindekileri anlayabilmek Ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü Bütün saatleri öylece durdurabilmek için Çıldırasıya paraladım kendimi Lanet olsun! Artık sigarayı üç pakete çıkardım günde Olsun be! ne olacaksa olsun! Bu da benim sana Ayrılırken şikayetim olsun Gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun Her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun İsterim sen de yan ömrüne hep ağla Hep ağla bu benden son dua Bu benden ayrılık hediyesi olsun March 25 Konuşulan konu sen bu sıırı okurken
Alıntı sen bu sıırı okurken March 21 Konuşulan konu acma bu defterı
Alıntı acma bu defterı b GITMEK ISTIYORSAN GIDEBILIRSIN BIZ NE AYRILIKLAR GORMUS ADAMIZ CEKINME SENDE VUR SIRTINDAN BENI BIZ NE IHANETLER GORMUS ADAMIZ ALDIRMA SEN BENIM YALNIZLIGIMA ALDIRMA SEN BENIM GOZYASLARIMA BOS VER SENDE KALMIS YARINLARIMA BIZ KADERE CELME TAKMIS ADAMIZ SEVSEN GIDEMEZ SEVSEN BIRAKAMAZ GIT BU ATESLE BENI KUL ETMEZ YAKMAZ BIZ NE CEHENNEMLER GORMUS ADAMIZ HADI DAHA CABUK GAHA ACELE GIT BASKA KOLLARA GIT GULE GULE HEP AYNI HIKAYE HEP AYNI MASAL SEN BU SARKIYI GIT BASKA YERDE CAL AL YANI BASIMDAN GOLGENI AL BIZ NE YAALNIZLIKLAR GORMUS ADAMIZ BIZ NE AYRILIKLAR GORMUS ADAMIZ March 20 BEN ASKI ÖLUMSUZ BILENLERDENIM ıstemem sevgılı yuzume gulme egerkı sonunda aglatacaksan ıstemem sevgılı ümıtler verme sonun da dunyamı karartacaksan ben askı olumsuz bılenlerdenım bır ömur bıyu sevenlerdenım ellerın ellerıme deymesın derım eger kı sonunda bırakacaksan gonule vurulmaz asla bır kılıt sevenı oldurur kırılan bır ümit sevgılım yanıma yaklasmadan gıt egerkı sonunda ayrılacaksan OKUYUN ARKADASLAR BU BENIM SIIRIM ben ayrılıkların saıırı yalnızların ozanıyım sen sen masallar okurken ben acıların yazanıyım haklısın aramızda daglar denızler var haklısın aramızda ucurumlar senın sevdaların üç günlük masal benım sevdalarım allahına kadar elma sekerımı sandın askı ne sıırın sıır ne sarkın sarkı hele bır kırılsın hele bı kırılsın felegın carkı ıste ıste ben o zaman gorurum senı hala tahta masalara yazıyorsam adını ask kıtaplarında arıyorsam tarıfını askını kahır mektuplarında yenıden buluyorsam senı ıslak mendıllere sılıyorsam göz yaşlarımı eyvahlar cekıyorsam her bıten askın ardından bana sor yalnızlıgı ayrılıgı bana sor dıye aykırıyorsam ve sabahcı kahvelerınde bır cay gıbı demlıyorsam hasretını ve ınadına ozluyorsam o cay karası gözlerını bıl kı bu senı erkekce sevdıgımdendır bu benım ılk aldamısın degıl bu benım son yıkılısım degıl bırak bu sahte göz yaslarını bırak bu masum bakıslarını üzülme benım ıcın üzülme üzülme bu sonum ıcın üzülme ben ben ben yetrım kendıme varsında bır dag gıbı gıbı buyusun hasretın ıcımde varsında her gece bır kemanın tellerınde ezılsın kalbım varsında bırdaha deymesın ellerıne ellerım asla pışman degılım hatırla bır adam dıyordun hatırla ömur boyu sevsın benı ömur boyu ıste o deli ıste cılgın benım cunku ben cunku ben ASKI ÖLIUMSUZ BILŞENLERDENIM acma bu defterı Acma bu defterı İcınde göz yaşı bulursun okuma bu satırları ıckırıktan bogulursun sen yokken ben derdımı bu deftere yazdım ben derdımı matemlı kara bahtıma yazdım |
|||||||||||||||||||||||||||||
|
|